02 Ara

Gaziantep Umre Bilgilendirmesi

Gaziantep Umre Bilgilendirmesi

Gaziantep Umre Bilgilendirmesi siz değerli dostlarımız için bir rehber niteliğinde olup umre hakkında bilgi vermeyi amaçlayan yazılarımıza devam etmekteyiz.

Genel Sözlükte; ziyaret etmek, uzun ömürlü olmak, evi mamur etmek, bir yerde ikamet etmek, korumak, malı çok olmak ve Allah’a kulluk etmek anlamlarındaki “a-m-r” kökünden türeyen umre; belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip Kâbe’yi tavaf edip Safa ile Merve arasında sa’y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.

Hac ibadetinden farkı, bir zamanla sınırlı olmaması, Arafat ve Müzdelife vakfesi ile kurban kesme ve şeytan taşlama görevlerinin bulunmamasıdır. Bu bakımdan hacca, “hacc-ı ekber” (büyük hac), umreye de “hacc-ı asgar” (küçük hac) denir.

Umrenin iki farzı vardır. İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart, tavaf rükündür. Vacipleri ise sa’y ile traş olup ihramdan çıkmaktır.

30 Kas

Umrenin Faydaları

Umrenin Faydaları
Umrenin maddi ve manevi birçok faydaları vardır. Bunlardan bazıları şunlardır
  • Umreye giden Müslüman, Allah’ın kendisine verdiği vücut sağlığı ve mal zenginliği gibi dünya nimetlerinin şükrünü yerine getirmiş olur.
  • Değişik ülkelerden gelen Müslümanlar görüşüp tanışır ve bilgi alış-verişinde bulunur, aynı zamanda ticarî ilişkilerde bulunurlar.
  • Umre, insanın günahlarının affedilmesine sebeptir. Bunun için günahlarının affedilmesi için dua ederler. Bir daha kötü bir iş yapmamak, dürüst ve ahlâklı olmak üzere Allah’a söz verirler.
  • Umre, çeşitli Müslüman ülke insanları arasında kardeşlik kurulmasına yardımcı olur. İslâm dininin birlik ve beraberlik dini olduğu, daha net olarak anlaşılır.
  • Umre ibadetini yerine getiren Müslüman dünya menfaatleri için yapılan kötü işlerin ne kadar boş ve anlamsız olduğunu kavrar.
  • Biliyoruz ki seyahat insan sağlığı için çok faydalıdır. Hatta ruhî sıkıntılardan kurtulması için insanlara seyahat tavsiye edilir. Allah da Kur’an’da gezip dolaşmayı tavsiye etmiştir. İşte umreye gidenler bu seyahati tabiî olarak yapmış olurlar.
  • Bütün umreye gidenlerin renk, ırk ve meslek ayırımı gözetmeden bembeyaz ve aynı tip ihram içinde bulunmaları eşitlik fikrinin yerleşmesine yardımcı olur.
  • Aynı zamanda umre ibadeti dünya Müslümanları arasında tanışma, yakınlaşma, birlik ve beraberlik, yardımlaşma ve kardeşlik duygularının gelişmesine yol açtığı için evrensel boyutları olan bir ibadettir.
Kısaca umreye gidenlerin inançları tazelenir. İnsanlığa hizmet aşkları artar. Yardım duyguları gelişir. Bütün insanların eşit ve kardeş olduğunu kavrar. Böylelikle dostluk, sevgi ve barış sağlanmış olur.
28 Kas

Ramazan Ayında Umre Ziyaret,

Ramazan Ayında Umre Ziyaret,
 Ümmü Ma’kıl adında bir kadın Hz. Peygamber’e gelerek ben hac yapmak üzere hazırlık yapmıştım. Bana bir mani arız oldu (kocası hasta olmuş veya devesini kaybetmişti) ne yapayım? demiş; Peygamberimiz de “Ramazanda umre yap hac karşılığı (sevabı) olur” buyurmuşlardır.7 Şu halde Ramazan ayındaki yapılan umrenin diğer zamanlardaki umreden sevap yönüyle daha farklı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Ramazan’ın kelime manasında “yaz sonunda güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur” anlamı bulunmaktadır. Ayrıca bu kelimenin  “güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması” manasına geldiği de nakledilmektedir. Görüldüğü gibi Ramazan ayında günahların yok olması, temizlenmesi, yanması ve nefsin temizlenmesine işaretler vardır. Bunun için Ramazan ayında samimiyetle tevbe eden ve oruç tutan, hatta Ramazan’da umre yapan kişilerin günahlardan arınacağına özel bir müjde bulunmaktadır.
Peygamberimiz (s.a.v) hac ve umrenin faziletini şöyle haber vermektedir: “Hac ve umreyi peş peşine yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşteki pası yok ettiği gibi, fakirliği ve günahları yok eder. Makbul hac (içinde masiyet olmayan) için karşılık, ancak cennettir”.8 Görüldüğü gibi hadiste bir umreden sonra bir umre daha yapılırsa, bu ikisi arasında işlenmiş olan küçük günahlara keffaret olacağı güzel bir teşbihle anlatılmaktadır. Sanki hadiste daha önce umre yapanların bir başka zamanda (mesela Ramazan’da) tekrar bir umre daha yapması teşvik edilmektedir. Ayrıca günümüzde de kotadan dolayı hac kurası çıkmayan kardeşlerimizin özellikle Ramazan ayında halis niyetle umreye gitmeleri,  belki mükafat olarak bu umre ile hac sevabı almalarına vesile olabilecektir.
26 Kas

UMRE

UMRE

UMRE

Umre, hac zamanı olan arife ve onu takip eden kurban bayramının dört günü dışında, senenin her günü, İhram ile yapılan, Tavaf ile sa’y yapmak ve saç kesmektir.   Umre’nin farzı ikidir. İhram ile tavaf. İhram umre’nin şartı, tavaf ise rüknüdür. Sa’y ve tıraş olmak ise vaciptir.

Umre, ömürde bir defa, Hanefi ve Maliki’de sünnet, Şafii ve Hanbelî’de farzdır.

UMRE NASIL YAPILIR

Mikat sınırlarının birinde ihrama girilir ve niyet edilir. Telbiye, tekbir, tehlil, salâvat-ı şerife okunarak Harem-i şerife girilir. Niyet edilip umre tavafı yapılır. Tavaf esnasında iztiba ve ilk üç şavt’ta remel yapılır.

Tavaf namazından sonra Safa ve Merve arasında sa’y yapılır. Tıraş olup ihramdan çıkılır.

Böylece umre tamamlanmış olur. Umre’de Arafat, Mina, Müzdelife, kudüm ve veda tavafı yoktur.

24 Kas

UMRE TURLARI

UMRE TURLARI

Umre tur organizasyonları yapan firmalar, bunların arasında on günlük umre turları da düzenlemektedir. Turun ilk günü havaalanında buluşularak yurtdışı çıkış harçları yatırılmakta ve uçağa binilmektedir. Sonrasında da Medine’de otele yerleşilmekte ve Hz. Peygamber ziyaret edilmektedir. İkinci gün Uhud dağı, Kuba Mescidi, Mescid-i Kıbleteyn, Cuma Mescidi, Mesacid-i Seba ve Yedi Mescidler gezilmektedir. Sonraki gün mescid ve müzeler ziyaret edilmektedir. Dördüncü gün ise Medine’den hareket edilmekte, ihrama girilmekte, umreye niyet edilmekte ve Mekke’ye varılmaktadır. Aynı gün hareme gidilmekte ve umre tamamlanmaktadır. Beşinci gün ikindi namazının sonrasında Mekke’deki yerler ziyaret edilmekte, yatsı namazından sonra da toplu tavaf yapılmaktadır.

Son Gün Kâbe’nin Son Tavafıdır

On günlük umre turlarının altıncı gününde Arafat, Mina, Müzdelife, Sevr. Hira gibi yerler ziyaret edilmekte, yedinci gün yatsı namazından sonra umre yapmak isteyenler Cirane mescidinden ihrama girmekte ve umreyi tamamlamaktadır. Umrenin sekizinci günü genellikle gezi günüdür. Ancak bugün de umreye niyet edilmekte ve umre yapılmaktadır. Dokuzuncu gün Sevr Dağı’na çıkmak isteyenler için hareket zamanıdır. Son gün isi Kabe son kez tavaf edilmektedir. Sonraki aşama dönüştür. Umreye gitmeden önce de umre fiyatları kontrol edilmelidir.

22 Kas

Hz. Muhammed (s.a.v) Hac ve Umresi -2

Hz. Muhammed (s.a.v) Hac ve Umresi -2

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor:

  Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm) Arafat’ta vakfe yaptı ve: “Burası Arafat’tır, vakfe yeridir, Arafat’ın her yeridir” dedi.

Sonra güneş batar batmaz ifâza yaptı. (Arafat’ı terketti). Devesini terkisine Usame İbnu Zeyd (radıyallahu anhümâ)’i bindirdi. Efendimiz (aleyhisselâtu vesselâm),Halk sağında ve solunda (develere telaşla vururlarken) onlara dönüp bakmadan – her zamanki sükûn ve rıfk halini koruyarak eliyle işaret edip: “Ey İnsanlar! Sakin olun” diyordu.

Sonra Cem’e (Müzdelife’ye) geldi. Orada iki namazı da (akşam ve yatsı) beraberce kıldırdı. Sabah olunca Kuzah tepesine gelip üzerinde vakfe yaptı.

“Burası Kuzeh’dir, vakfe yeridir. Cem’in tamamı vakfe yeridir.” dedi. Sonra oradan ayrıldı, Muhassır vadisine geldi. Devesine vurdu. Deve dört nala koşarak vadiyi geçti. Orada durup, amcası Abbas (radıyallahu anh)’ın oğlu Fazl’ı devesinin terkisine aldı.

Oradan Cemretul – Akabe’ye geldi ve taşlama yaptı. Sonra Menhâr’a (kesim yerine) geldi:

“Burası menhardır (kurbanlarımızı keseceğimiz yer), Mina’nın her tarafı menhardır” buyurdu. Has’am kabilesinden genç bir kadın gelerek:

“Ey Allah’ın Resûlü babam yaşlanmış bir ihtiyardır, Allah’ın hacc farizası kendisine terettüp etmektedir. Ben ona bedel hacc yapabilir miyim.” diye bir sual sordu. Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm):“Babana bedel hac yap.” cevabını verdi. Bu sırada eliyle, devenin terkisinde bulunan Fazl’ın başını büktü. Amcası Abbas (radıyallahu anh):

“Ey Allah’ın Resûlü amcanın oğlu Fazl’ın başını niye büktün.” diye sordu.

“İkisini de birer genç görüyorum. Onlar hakkında şeytanın şerrinden emin değilim.” dedi. Derken bir adam daha gelip:

“Ey Allah’ın Resûlü, ben traş olmazdan önce ifâza tavafını yaptım” dedi.

“Traş da ol, bunda bir mahzur yok” cevabını aldı. Derken bir başkası daha gelip:

“Ey Allah’ın Resûlü, ben taşlama yapmazdan önce kurbanımı kesmiş bulundum” dedi.

“Taşlarını da at, bunda bir mahzur yok” cevabını aldı. Sonra Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm) Beytullah’a geldi, onu tavaf etti, sonra Zemzem’e geldi ve:

“Ey Abdülmuttalib oğulları, eğer halk size bunun üzerine galebe etmeyecek olsa mutlaka çekerdim” dedi.(Tirmizî, Hacc 54, (885)

Hz. Muhammed (s.a.v) Hac ve Umresi,

20 Kas

Hz. Muhammed (s.a.v) Hac ve Umresi -1

Hz. Muhammed (s.a.v) Hac ve Umresi -1

 

    Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:

    Hz. Muhammed (s.a.v) Hac ve Umre,  (üç kere hac umre yaptı. Şöyle ki:) Hicret et¬mezden önce iki, hicretten sonra da bir hacc ve bununla birlikte bir umre yaptı. Bu hacc sırasında (Medine’den) altmışüç deve sevketti. O sırada Hz. Ali (radıyallahu anh) Yemen’den geldi [beraberinde, Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm)’ın kestiği kurbanların] geri kısmı da vardı. Bunlar arasında (Ebu Cehl’e ait olup Bedir sava¬şında ganimet olarak alınan) burnunda gümüş halka bulunan deve de vardı. Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm) hepsini kesti. Resûlullah (aleyhisselâtu vesse¬lâm) her deveden bir parça alınmasını emretti. Bunlar (bir kapta) pişirildi. Efendimiz suyundan içti.”(Tirmizî, Hacc 6, (815)

   Abdullah İbni Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

   Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm), saçlarını tarayıp yağladıktan, rida ve izarını giydikten sonra Medine’den ashabıyla birlikte ayrıldı. Rida ve izâr çeşitlerinden, vücudun cildine boyası geçen za’feranla boyanmış olanlar dışında hiçbir şeyi yasaklamadı. Böylece Zülhuleyfe’ye geldi. Orada devesine bindi. Devesi onu Beydâ sırtına çıkarınca O (aleyhisselâtu vesselâm) da, ashabı (radıyallahu anhümâ) da telbiye getirdiler. Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm) kurbanlığın takısını takıp nişanladı. Bu iş, Zilkade ayının sondan beşinci gününde cereyan etmişti. Mekke’ye Zilicce’nin dördünde indi. İlk iş beytullah’ı tavaf etti. Safa ve Merve arasında sa’yde bulundu. Kurbanlığı sebebiyle ihramdan çıkmadı. Çünkü ona (kurbanlık alameti olan takıyı) takmıştı. sonra Mekke’nin Hacûn yanındaki en yüksek yerine indi. Artık hacc için telbiye getiriyordu. Kâbe’ye, onu tavaf ettikten sonra, Arafat’tan dönünceye kadar hiç yaklaşmadı. Ashabına ise, Kâbe’yi tavaf etmelerini, Safa ile Merve arasında sa’y etmelerini emretti, sonra saçlarını kısaltarak ihramdan çıkmalarını emretti. Bütün bu emirler, beraberinde kurbanlık olarak takılanmış devesi olmayanlar içindi. Beraberinde hanımı bulunanlara, hanımları da helaldi. Keza koku ve elbise de helaldi.”(Buhari, Hacc 21, 70, 128)

18 Kas

Mekke’de ziyaret edilecek yerler

Mekke’de ziyaret edilecek yerler

Hac ve Umre ziyaretinizde Mekke de ziyaret edilecek yerler

MESCİD-İ HARAM: Yeryüzünde ilk ibadet yeri olan Kâbe-i Muazzama’nın etrafında sonradan yapılan caminin adıdır.

KÂBE-İ MUAZZAMA: Mekke şehrinde bulunan ve “Beytullah-Allah’ın evi” diye adlandırılan kutsal binadır. Yeryüzünde kurulan ilk ve en önemli evdir.

PEYGEMBER EFENDİMİZİN DOĞDUĞU EV: Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed(s.a.v)’in Mekke’nin doğusunda doğduğu evdir.

CENNET-ÜL MUALLA MEZARLIĞI: Mekke’deki kabristanın ismidir. Peygamber efendimizin ilk ailesi Hz. Hatice validemiz ve bazı sahabeler bu kabristan da bulunurlar.

HİRA DAĞI: Mekke-i Mükerreme ile Mina arasında bulunan bir dağdır. Hira dağı ilk vahyin geldiği yerdir.

SEVR DAĞI: Kâbe’nin güneyinde bulunan, peygamber efendimizle Hz. Ebu Bekir’in Mekke’den Medine’ye hicretleri esnasında gizlendikleri mağaranın bulunduğu dağdır.

ARAFAT: Mekke-i mükerreme’nin doğusunda bulunan bir ovadır. Kurban bayramından bir gün önce haccın farzlarından olan vakfe bu ovada ve cebel-i rahme arasında yapılır.

MÜZDELİFE: Arafat ile mina arasında bulunan bir bölgenin adıdır. Mina’da şeytana atılacak olan taşlar buradan toplanır.

MİNA: Hac ibadeti esnasında kurban kesilen ve şeytan taşlamak için gidilen yerdir.

MESCİD-İ CİN: Cin süresinin indiği yerde inşa edilmiş olan mescittir. Peygamberimiz(s.a.v) efendimiz birkaç defa cinlerle burada görüşüp, namaz kıldırmıştır.

15 Kas

Umre Nedir?

Umre Nedir?
Umre, ihrama girerek tavaf ve sa‘y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkmaktan ibarettir. Hanefî ve Mâlikîler’e göre müslümanın ömründe bir defa umre yapması müekked sünnettir. Şâfiî ve Hanbelîler’e göre ise farzdır.
Hanefîler’e göre, umrenin farzları ihram ve tavaf omak üzere ikidir. Bunlardan ihram şart, tavaf ise rükündür. Şâfiî ve Hanbelîler’e göre bu dört nüsük yani ihram, tavaf, sa‘y ve tıraş birer rükündür. Mâlikî mezhebinde ise, ilk üçü rükün, tıraş ise vâciptir. Bu nüsüklerle ilgili hükümler ve umre için ihrama girme yerleri daha önce açıklanmıştır.
Umre ziyaretinizde unutmamanız gereken hususlar şunlardır.
– Yanınızdaki Diyanet kartlarınızı ve cep telefonlarınızı kaybetmemeye özen gösteriniz.
– Kaldığınız otelin adres ve telefonunu belirten kartı mutlaka yanınıza alınız.
– Toplu ziyaretlerde rehberinizden ayrılmamanız önemlidir.
– Kalabalık ortamlarda cüzdanınızı otelin emanetine bırakınız, üzerinizde taşımayınız.
– Sıcakta fazla dolaşmamaya özen gösterin.
– Kullandığınız ilaç varsa reçetesini de yanınıza alarak ilaç götürünüz.
– Yağlı yemeklerden kaçının, bol sıvı tüketin.
– Uçaklarda bagaj hakkı 30 kg’dır.
11 Kas

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra yazmaya başlayın!